15 Ağustos 2018, 22:59 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

DOLAR (ABD) VE DEVALÜASYON ARASINDAKİ TÜRKİYE (1)

DOLAR (ABD) VE DEVALÜASYON ARASINDAKİ TÜRKİYE (1)

CEMAL KUTLU

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş

Bu yazıyı, siyaset ve siyasileri hiç katmadan yazmaya çalıştım(!), sonunda siz karar verin kabahat kimde?

 

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu güne ayrımsız tüm iktidarlar ülkemizdeki ekonomik sorunları asla masanın üzerine koymamıştır. Çözüm için uzun-kısa ve uzun vadeli çözümler sunamamışlardır. Sorunları, ya görmezden gelerek ya da “halının altına süpürerek”, sadece seçim kazanmaya ve de iktidarda kalmaya odaklanmışlardır. Ve seçim kazanmak için ise her türlü ekonomik, sosyal, kültürel, dinsel, tinsel konuları amaçları için insafsızca ve israfla kullanmışlardır.

 

Durum böyle olunca da iktidardan düşmeden önce, ekonomik hastalık olan devalüasyonlarla yüzleşmiş ve acı reçeteyi hep halkın önüne koymuşlardır. En çokta sabit gelirli “Bordro Mahkûmlarına” koymuşlardır…

 

23 Ekim 1923 Cumhuriyetin ilanında 1 Türk Lirası 0,75 Dolar(ABD) iken; 1.Dünya savaşının devam eden etkileri ve yeni filizlenen ekonomik yapının ihtiyaçlarıyla 1926'dan itibaren 1 Dolar(ABD)  2 liranın üzerine çıkmıştır. 1929 yılı dünya ekonomik bunalımı "büyük kriz" de ise 1 Dolar(ABD) 2,13 kuruşla zirveye çıkmıştır.

 

Milli ekonomi seferberliği nedeniyle, ekonomide durgunluk ve enflasyon olmadığından Türkiye’de ilk defa 1929'dan 1935'e kadar Dolar(ABD) düşmeye devam etmiştir. 1935'te 1 Dolar(ABD) 1,25 kuruşa kadar düşmüş ve 1945'e kadar bu seviye yaklaşık olarak korunmuş ve 1 Dolar(ABD) 1,31 kuruşta kalmıştır. Türk parası 1923’den 1940 yılına kadar sadece İngiliz Sterling’i karşısında değer kaybına uğrarken, ABD doları karşısında hiçbir değer kaybına uğramadan ve değişmeden gelmiştir.

 

Ancak 1940 yılından sonra dış satımı artırmak ve dış kredi taleplerini gidermek üzere sürekli devalüasyonlar gündemde yerini almıştır. 1940 yılında resmi kura ek olarak döviz satışlarında yüzde 48 oranında prim uygulanmaya başlamış olup, 1 Dolar(ABD) 1940’da 1,11 TL, 1945’de de 1,31 TL olmuştur.

  

İLK DEVALÜASYON: Türkiye’de ilk büyük devalüasyon 7 Eylül 1946 tarihinde yapılmıştır. 7 Eylül Kararları olarak adlandırılan ve Recep Peker Hükümeti’nin gerçekleştirdiği bu devalüasyonla yüzde 116 oranında bir artışla 1 Dolar(ABD) fiyatı 2,83 liraya çıkarılmıştır.

 

İkinci dünya savaşı sonrası genel emperyalist paylaşımdan Türkiye’de çok zarar görmüştür.

 

Bu savaşı Türkiye çıkarmamıştı, hatta büyük bir maharetle savaş dışında da kalmıştı ama yine de ilk genel seçimlerde fatura “bu günde” olduğu gibi yine CHP'ye kesilmiş ve Ortadoğu da ilk “demokrasi denemesi” olarak “çok partili sistem” CHP’ye dayatılmış ve sonrası 1950'de Demokrat Parti iktidarı ele geçirmiştir.

 

Aslında emperyalistlerin istediği “Yeni Türkiye” nin temelleri daha o tarihlerde “demokrat parti” ile böylece atılmıştı.

 

Soğuk savaşın da başlangıcı olan ikinci dünya savaşı sonrası "dünya düzeni"nde Türkiye; tercihini Amerika'dan yana kullanmış vatandaşlarımızın hiç duymadığı-bilmediği Kore gibi yerlere asker göndermişti. Truman Doktrini* gereği, Marshall** yardımı da dahil bir sürü dış yardımı almaya başlayarak böylece dışa bağımlılığı da artmıştı. Ve ABD, Demokrat Parti(DP) ve Menderes’li bu popülist politikalarla ve enflasyonla ülkemizi tanıştırmıştır ve de alıştırmıştı. Demokrat Parti(DP) ve Menderes iktidarında, Dolar(ABD)  tam 12 yıl sabit kaldı ama bunun iktidara faturası ise 1958'de “halının altına süpürdüğü” ve "biriktirdiği sorunlar" la çok kötü yüzleşmek oldu.

 

İKİNCİ DEVALÜASYON: Adnan Menderes Hükümetince 4 Ağustos 1958 tarihindeki yüzde 321 oranlı devalüasyonla 2,83 TL olan 1 Dolar(ABD)  9 liraya çıkarılmıştır.

 

Bunun sonucu 27 Mayıs 1960'ta "askerler"; “siyasiler bu işi bilmiyor” ABD emrini tebliğ ettiler hükümete… Yani masaya yumruk vurdular… Ya işte bildiğiniz gibi “darbe” yaptılar… Bence de Demokrat Parti(DP)’yi kurarak ilk defa ve “darbe” yaparak ta ikinci defa Türkiye’yi, siyasal ve sosyal temelden ikiye böldüler…

 

Dikkat ettiniz ise; birinci devalüasyon Demokrat Parti(DP)’yi doğurdu(7 Ocak 1946), iktidar yaptı ve ikinci devalüasyon da Demokrat Parti(DP)’yi öldürdü…

 

İkinci devalüasyon sonrası gelen iktidarlar ekonomiyi yaklaşık 12 yıl idare etmiş ve 1970'e kadar bu kurla devam etmiştir.

 

ÜÇÜNCÜ BÜYÜK DEVALÜASYON: merhum dokuzuncu cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’in hükümeti tarafından 10 Ağustos 1970 tarihinde gerçekleştirilmiştir. 1970'te “tek parti” iktidarının keyfini süren Adalet Partisi(AP) ve Demirel iktidarı, bu tarihte çok acı reçeteyle karşılaşmış ve Türk Lirasını yüzde 65 oranında devalüe ederek 1 Dolar(ABD) 9,00 liradan 14,85 liraya yükseltmiştir.

 

Ve yine sonuç beklendiği gibi olmuştur, acı reçeteyi yine halkın önüne koymuşlardır. En çok ta sabit gelirli “Bordro Mahkûmlarına” koymuşlardır… Ve yine öncekiler gibi “silahlı kuvvetler”  devreye girmiş ve 12 Mart muhtırasını iktidara vermişlerdir…

 

1971 yılından itibaren bunalıma giren “kapitalist dünya düzeni" arka arkaya "kağıttan kaleleri" nin yıkılması ile karşılaşmıştır. İlk olarak Amerika, "tarihin en büyük dolandırıcılık" olaylarından biri olan Bretton - Woods Anlaşması'nı iptal etmiş ve ikinci olarak ta tüm dünyanın altınlarını "kendi tekelinde" sanmış(!), maymun iştahı kabarıp ihtiyaçtan fazla Dolar(ABD)  basınca da elindeki altınını vermeye yanaşmamıştır. Böyle olunca da önce altın fiyatları 35 dolardan 850 Dolar/Onsa yükselerek kontrolünden çıkmış, bu kontrolsüz çıkışı petrol fiyatları takip etmiş ve 2,75 Dolar(ABD)’ dan 80 Dolar/Varile çıkmıştır. Devalüasyonlarla Türk lirası sürekli değer kaybına uğrayarak 1978 yılı öncesinde 1 Dolar(ABD) 19 liraya ulaşmıştır.

 

Türkiye'deki iktidarlar; ister askerlerin güdümündeki kukla hükümetler ister peşinden "Karaoğlan/umut" olarak gelen Ecevit, sonra da yine Demirel, ülkedeki karışıklıkları seyrederek geçirmişler sonunda da hazine "70 cente muhtaç" hale geldiğinde olayın farkına varmadan 12 Eylül 1980 için temel kazmışlar.

 

Adalet Partisi(AP) ve Demirel iktidarı; 24 Ocak 1980 tarihinde lirayı tekrar devalüe etmek zorunda kalmıştır.

 

1 Dolar(ABD)  "geleneksel tarım ürünleri dövizlerinde" yüz 100 ile 35 liradan 70 liraya diğer dövizlerde yüzde 48,6 ile 47,1 liradan 70 liraya değer kazanacak şekilde Revalüe edilmiştir. Ve yine öncekiler gibi “silahlı kuvvetler”  devreye girmiş ve 1980 yılı 12 Eylül'de tekrar ve yeniden devleti kurtarmaya gelmişlerdir… Ve yine sonuç beklendiği gibi olmuştur ve acı reçeteyi yine halkın önüne koymuşlardır. En çokta sabit gelirli “Bordro Mahkûmlarına” koymuşlardır…

 

1980'den itibaren Türkiye'de “dönüşüm/transformasyon” dönemine girilmiş ve hızlı değişen dünyada "tüketim toplumu" yolunda hızlı adımlarla yürümeye başlamıştır. Anayasa değiştirilmiş, sendikaların olmadığı bir ortam hazırlanmış bu yeni ortamla "serbest piyasa ekonomi “sine geçilmiş onun en vahşi kuralları uygulanmaya başlanmıştır.

 

24 Ocak devalüasyonuyla Dolar(ABD)’a hiçte hak etmediği bir değer verilmiş, faizlerde gidilen "serbestlik" le yüzde 5 lik yıllık faizden vazgeçilmiş bunun sonucunda bankerler türemiş bunlar ise aylık yüzde 10-12 faizlerle paralar toplamış, bu faizlere kanan halk aşırı değerlenen elindeki "yastık altı altınlarını" piyasaya sürmüş bu paraları bankerlere ve bankerler aracılığıyla bankalara akıtmıştır.


Bu dönemde dövize "enflasyon kadar artış" politikası uygulanmış ve döviz üzerinde bir baskı oluşmamıştır. Tabii bu dönemde ekonomi 12 Eylül'ün sert kuralları, muhalefetin olmayışı kafasına göre politika yürüten ANAP'ı 1989'a kadar sorunsuz taşımıştır.  Ama bu dönemde Türkiye de yüzde 80 oranlı enflasyonlara alışmış ve dolar kuru "günlük kur düzeltmeleriyle" 1989'da 1 Dolar(ABD)  2,300  lirayı geçmiştir. 9 yıllık devalüasyon yüzdesi 3,285 olmuştur. Özeti de, 1 Dolar(ABD) TL karşısında tam 33 kat değer kazanmıştır.

 

7 bölge 4 mevsim cennet ülkemizde ve dünyada; bir tek insanın bile açlıktan ölmediği, hiçbir rengin eksik olmadığı güzel günlere…                                                        

 

(14.08.2018-Ankara, www.ckgrup.biz )


 Demokrat Arayış Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Demokrat Arayış Gazetesi Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

E-BÜLTEN ABONELİK

01 Mayıs 2008-2017 © Demokrat Arayış Gazetesi -Tüm Hakları Saklıdır. Gazetemiz Basın Ahlak Yasası'na uymayı kabul eder.

Adres : G.O.P. Bulvarı Emniyet Müd. Karşısı Mehmet Coşkun İş Merkezi Kat: 4 Tokat (Haber, İlan Ve Reklam için mail adresimiz: arayisgazetesi2008@hotmail.com)
Tel: 0 542 622 01 00
Faks: 0 356 201 00 20 (SADECE FAX İÇİN ARAYINIZ)
Bu site 0.047 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]